22 Kasım 2017 Çarşamba

Çift Fonksiyonlu Derin Dondurucu

                                                       

İlk önce çift fonksiyonlu derin dondurucunun ne demek olduğu ile başlayalım, zira ilk duyduğumda ne anlama geldiğini ben de anlayamamıştım. Klasik derin dondurucular sadece “derin dondurma” yapıyor, yani içlerindeki tüm gıda ve besinleri -16 / -24 arasındaki bir sıcaklıkta depoluyor. Bunun avantajı, bu sıcaklıkta hemen tüm besinlerin kullanım ömürlerinin son derece uzun olması. Yani yazın dondurduğunuz bir gıdayı, kışın ilk günkü tazeliği ile tüketebiliyorsunuz. Ancak derin dondurma uzun süreli bir çözüm ve kısa sürede tüketmeniz gereken gıdalar için yeterince pratik değil. Aynı şekilde, su oranı yüksek besinler (karpuz, üzüm, vs.) derin dondurma işlemi için pek uygun değil, zira içlerindeki su kristalleşiyor ve gıdanın lezzeti bundan etkileniyor. Bu türden gıdalar için derin dondurucu değil, “soğutucu” kullanmak gerekiyor.

İşte çift fonksiyonlu derin dondurucu modelleri, tam olarak bu işe yarıyor. İstediğiniz zaman soğutma, istediğiniz zaman da derin dondurma yapıyorlar. Bu yüzden, kelimenin tam anlamıyla her besin türü ve her depolama amacı için uygunlar. Ancak, piyasada kaliteli bir çift fonksiyonlu derin dondurucu modeli bulmak oldukça zor. İşte bu nedenle uzun araştırmalardan sonra Uğur Soğutma’ya ait UED 7246 DTK modelinde karar kıldım. Uğur Soğutma’nın bu sektörde 60 yılı aşkın bir deneyimi var ve gerçeği söylemek gerekirse, kayda değer bir rakibi de bulunmuyor. Nitekim UED 7246 DTK’yı birkaç aydan bu yana kullanıyorum ve son derece memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilirim.

Her şeyden önce, bu bir dikey derin dondurucu model. Yani görünüm ve kullanım olarak klasik buzdolaplarına benziyor. 261 litre brüt iç hacmi var ve en kalabalık aileler için bile fazlasıyla yeterli. Derin dondurma, soğutma ve sıfır derecede saklama özellikleri bulunuyor. Besinlerinizi kullanılan moda göre +3 / -24 sıcaklık aralığında depolayabiliyorsunuz. No frost özelliğine sahip olan çift fonksiyonlu derin dondurucu, aynı zamanda A+ enerji sınıfına ait, yani çok az elektrik harcıyor. Ön kapağı üzerinde bir LED ekran var ve tüm ayarları (kapağını açmaya gerek kalmadan) bu ekranı kullanarak yapabiliyorsunuz. Ben Uğur Soğutma’nın çevrimiçi mağazasını kullanarak satın aldım (https://satis.ugur.com.tr/) ancak Türkiye çapındaki bayilerden de alabilirsiniz. Bir derin dondurucu almaya niyetliyseniz, çift fonksiyonlu bu modele muhakkak bir göz atmanızı öneriyorum, kesinlikle pişman olmazsınız.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

20 Ağustos 2017 Pazar

Kurban Bayramında Alınabilecek En Güzel Hediye

Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi ziyaret ederken, yıllar boyunca kullanabilecekleri pratik bir hediye de vermeye ne dersiniz? Yalnız uyarayım; bu hediye o kadar güzel ve kullanışlı ki, kendinize saklamak isteyebilirsiniz! Derin dondurucular son derece faydalı cihazlar ve özellikle Kurban Bayramı gibi dönemlerde büyük bir sorunu çözüyorlar: Uzun süreli gıda depolama. Geçen bayram bir derin dondurucu kullanmanın ne denli önemli olduğunu anladım, zira etlerimin çoğunu (bozulmasınlar diye) hemen tüketmek, tüketemediklerimi de dağıtmak zorunda kaldım. Buzdolapları uzun süreli gıda depolamak için uygun bir çözüm değil, en fazla bir hafta içinde et tüm tazeliğini yitiriyor, hatta bozulmaya başlıyor.




Derin dondurucular ile böyle tanıştım ve uzun bir araştırmadan sonra, tercihimi yatay derin dondurucu modellerinden yana kullandım. Yatay olmaları kapaklarının üst kısımda olması anlamına geliyor. Bu tasarım son derece kullanışlı ve pratik: Muazzam bir kullanım rahatlığı ve depolama alanı yaratıyor. Marka konusunda seçim yaparken hiç tereddüt etmedim ve Uğur Soğutma markasını seçtim. Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma, 63 yıldan bu yana piyasadaki en kaliteli ve en sağlam derin dondurucuları üretiyor. Renk konusunda beyaz ile sınırlı olduğumu düşünüyordum ancak şaşırtıcı bir şekilde çok sayıda renk seçeneğim olduğunu fark ettim. UED 210 A++ isimli model, birden fazla renk seçeneği içeriyor ve ben en çok mor ile gümüş renklerini beğendim. Açıkçası halen karar vermiş değilim ama mor rengi seçecek gibiyim – çok şık duruyor!


 


Tek özelliği şık durması değil elbette, 190 litre iç hacmi var ve emin olun sadece sizin değil, tüm akrabalarınızın gıdalarını depolamak için fazlasıyla yetiyor! UED 210 A++ enerji sınıfına giren bir model, yani hemen hiç enerji harcamıyor ve elektrik faturasının artmasına neden olmuyor. Dolap içi LED aydınlatma sistemi ve elektrik kesilse bile 48 saat boyunca gıdaları korumaya devam etmesi, sevdiğim diğer özellikler arasında yer alıyor. Bu yılki etleri bir sonraki bayrama dek ilk günkü tazelikleri ile depolamaya kararlıyım: UED 210 A++ derin dondurucu sayesinde bu mümkün oluyor! Satın almak isteyenler için bir ipucu da vereyim: http://satis.ugur.com.tr adresinden sipariş verir ve satın alma işlemleri sırasında UGURGUMUS veya UGURMOR indirim kodunu kullanırsanız, ekstra %5 indirim elde ediyorsunuz. Kampanya hakkında detaylı bilgi için BURAYA tıklayabilirsiniz.


                                        
Bir boomads advertorial içeriğidir.

24 Temmuz 2017 Pazartesi

RİZE ARDEŞEN YÖRESEL YEMEKLER SOFRASI AÇILIŞI

Dolu Dolu bir Karadeniz yolculuğundan Merhabalar....

Okan Üniversitesi Gastronomi Böl. Bşk. Yrd. Doç. Dr. İlkay Gök hocamızın ve arenandfamily blogunun yazarı Sevgili arkadaşım Funda 'nın daveti ile İzmirli Yemek Blogu yazarları olarak Sevgili blogger dostum Lokumpilavı blogu yazarı Sevilay ile Ardeşen Belediyesi bünyesinde hizmet verecek olan Yöresel Yemekler Sofrası açılışına katıldık.
Yöresel Yemekler Sofrası , İstanbul Arnavutköy Belediyesinin önemli katkılarıyla tamamlanıp Gastronomi şenliği ile kalabalık bir davetli topluluğunun katılımıyla Belediye parkı Karadeniz sahil yolu yanında açıldı.
Ardeşen Belediyesinin ikinci sosyal tesisleri olan Ardeşen Yöresel Yemekler Sofrası, gün geçtikçe gelişen teknoloji ve şehirlere olan göç, tarım ve hayvancılığı sekteye uğratması özellikle Karadeniz bölgesinde insanları hazır gıdaya yönlendirerek, organik üretimden uzaklaştırması doğrultusunda, Karadeniz bölgesinde bilinen yöresel yemekleri yeni nesillere aktarılması hedefleniyor.


Ardeşen Belediye Başkanı Hakan Gültekin açılışda yaptığı açıklamada ;
"Belediyemiz bünyesinde oluşturduğumuz ve İstanbul Arnavutköy Belediye Başkanımız, hemşehrimiz Ahmet Haşim Baltacı beyin önemli katkılarıyla tamamlanan Ardeşen Yöresel Yemekler Soframızın açılışını bugün düzenlenen Gastronomi şenliğiyle tamamladık.
Doğu Karadeniz’de unutulmaya yüz tutan yöresel mutfağımız ve damak tatlarımız yeni nesillere aktarılmasında ön ayak olacak olan ve bölgemizin tek yöresel yemekler sofrası konumundaki yerleşkemizin açılış töreni ve Gastronomi şenliğimize uzaktan, yakından açılışımıza teşrif eden tüm davetlilerimize teşekkür ederim. " diye konuştu.

Ardeşenli bayanlar hep birlik olup evlerinde hazırladıkları yöresel lezzetleri ile tüm katılımcılara ve halka yetecek kadar masalar hazırlanmıştı. O kadar bol ve bereketliydi ki inanın o kadar kalabalığa rağmen bitmedi. 
Çeşit çeşit Karadeniz yemeklerinden hepsini tadamadım bile aklımda kalan o kadar çok şey varki :(
Perde pilavı harikaydı pilavı tabiki de hamsiliydi. Mutlaka deneyeceğim.

Tadını çok merak ettiğim fakat yiyemediğim Un helvası  ve Süt Helvası :((




Hepsi inanılmaz lezzetliydi...
Bu güzel açılıştan sonra kalacağımız otele gittik. Oteli nasıl anlatsam bilemiyorum ama resimler birazcık da olsa sizlere yaşadığımız huzurlu geceyi anımsatır.
Otel odamızın karşısı yemyeşil çay ekili ve önünde pırıl pırıl akan Fırtına deresi...

Ve tarihi Kemer Köprüler...

Yemelere doyamadığımız Karedeniz yemeklerine Hanedan Suit Otel de de devam ettik. 
Akşam yemeğinde yediğimiz Lahana sarması , Fasulye Kavurması mısır ekmeği , Izgara Alabalık ve Laz Böreği de nefisdi.
Karadenizdeyiz Çay tabiki  burada içilir ama bu manzarada nasıl lezzetli anlatamam...

Bu güzel organizasyon sayesinde tanıdığımız güzel insanlarla Hanedan Suit Otel Restourantında yemekte ve sonrasısında hoş sohbetler ettik. 
İkinci günümüzde grubumuzla otelden ayrılarak Sahil cafenin nefis manzarasında kahvaltıya katıldık. Belediye başkanımız ve Eşide bizlerleydi yine çok keyifli ve lezzetli saatlerden sonra Çamlıhemşin ve Ayder yaylasına doğru yola çıktık.

Sahil Cafe de içtiğimiz Çay ve yediğimiz Muhlamada hepsi gibi çok lezzetliydi...

Ardeşen Çamlıhemşin yolundan 65 km'de Çamlıhemşin'e ulaştık. Çamlıhemşin çıkışında yol ikiye ayrılıyor, soldan gidildiğinde Ayder yaylasına, sağdan gidildiğinde Zilkale'ye gidiliyor. Önce Ayder Yaylasına çıktık. Sonasında tekrar geri dönerek Fırtına Vadisi'nde yeşillikler içinde Fırtına deresi boyunca giden 12 km'lik çok keyifli bir yolculuk sonrası Zilkale'ye ulaşılıyor.

Önce Ayder  yaylasına çıktık. Ayder yaylasında Gelin Tülü Dereside gerçekten pırıl pırıl ve tül gibiydi...

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesinin 12 km güneyinde bulunan Zilkale, dağların arasında, Fırtına deresinden 100 m yükseklikte (deniz seviyesinden 750 metre) konumu ve çok iyi korunmuş büyüleyici güzellikte bir yapı...


Bu güzel gezinin sonunda İzmir Ekibi olarak grup arkadaşlarımız ile vedalaşıp, ayrılarak Rize 'de bizleri davet eden Rize Liman Lokantasına doğru yola çıktık. 

Rize Liman Lokantası Sahibi İsmail Beyin samimi ev sahipliği ile harika lezzetler tatdık. o Kavurma ve kuru fasulyenin tadı müthişdi. Pirinç pilavı desem o nasıl bir tereyağ lezzeti , önce tereyağını kızartıp sonra pirinç eklenerek pişirilmiş. Tüm yemekler ve yoğurt, bal ve Sütlaç hepsi efsaneydi...
Rize Liman Lokantasında yemekler, tencereler ve tepsiler ile kendi özel odun ateşi fırınlarında pişiriliyor ve özellikle Kavurma öğlen saatlerine doğru bitiyormuş. Rize'liler Sabah saat 9 ' da kavurma yemeye geliyorlarmış. 
Kısmet olur da bir daha gidersem et sever biri olarak sabah kahvaltısında Rize Liman Lokantasında kavurma yemek istiyorum...
Bu güzel davet ve nefis yemekler için İsmail Bey'e çok çok teşekkür ederim.

Yemeklerimizi yedik ve Rize'den ayrılarak düştük yollara Trabzon havaalanına uçak saatimizi koştur koştur yetiştik.
Canım blogger dostlarımla, keyifli ve bol sohbetli  uçak yolculuklarıyla güzel İzmir'imize döndük. Yeni gezilere inşallah canlarım :)

Bu güzel Organizasyonda emeği geçen Ardeşen Belediye Başkanımıza , Sevgili Eşine , Okan Üniversitesi Gastronomi Böl. Bşk. Yrd. Doç. Dr. İlkay Gök hocamıza , arenandfamily blogunun yazarı Sevgili arkadaşım Funda 'ya ve tanıştığım tüm güzel arkadaşlara çok çok teşekkür ederim. Çok keyifli ve lezzetli iki gün geçirdik. Çok güzel arkadaşlar , dostlar edindik. Emeklerine sağlık. 

Ardeşen'e Yöresel Yemekler Sofrası hayırlı uğurlu olsun,  Karadeniz bölgesinde bilinen yöresel yemekleri yeni nesillere aktarılması ile Ardeşen'e çok büyük katkılarının olacağına inanıyorum, yolu açık olsun...

Yeni geziler ve Lezzetlerle görüşmek dileğiyle,
Sevgiyle Kalın...
Selcen ŞENOCAK
17.07.2017

21 Haziran 2017 Çarşamba

ARNAVUT BÖREĞİ



Merhaba Sevgili Lezzet severler ,
Bu akşam ki yemeğimiz nefis bir Arnavut Böreği yanında da mis gibi üzüm hoşafıydı.
Tarif yine Sevgili blogcanım @lezzetdansi Sibel'imden , tarifleri hiç şaşmaz arkadaşımın bire bir uygulayın sizler de harika lezzetler yapın.
Sibel'ciğimin verdiği tarif kıymalıydı , ben pazardan aldığım tazecik pazılarla yaptım. Sizlerde ister kıymalı, ister peynirli, isterseniz patlıcanlı yapabilirsiniz. O kadar nefis çıtır çıtır bir börek ki içine ne koyarsanız koyun nefis olur.
Tarif mi? hemen veriyorum...
ARNAVUT BÖREĞİ✔
5 su bardağı un
1,5 su bardağı ılık su (su yetmez lütfen ekleyerek yumuşak ele yapışmayan bir hamur tutun)
1 çay kaşığı tuz
1 çorba kaşığı sirke
Arasına ve üstüne sürmek için;
Zeytinyağı (tereyağıda sürebilirsiniz, ben zeytinyağı tercih ediyorum)
İç malzeme:
1 büyük kuru soğan
1 demet ince kıyılmış pazı
1 su bardağı lor
3 -4 yemek kaşığı zeytinyağı
Biraz tuz ve karabiber
Tepsi ölçüsü: Kare fırın tepsisi yada fırına girecek büyüklükte yuvarlak tepsi
Yapılışı:
  • Hamur yoğurulur ve ikiye bölünür.
  • İkiye bölünen parçalar tekrar 10 nar bezeye ayırılır. (toplam 20 beze)
  • 10 bezeyi teker teker tabak büyüklüğünde açıp aralarını zeytinyağıyla yağlayarak üst üste konur.
  • Diğer 10 lu bezede aynı şekilde hazırlanıp 1 saat  dinlendirilir.
  • Pişirilecek tepsi yağlanır.
  • Tabak büyüklüğünde açıp aralarını yağlanarak üst üste bekleyen hamuru elimizle çekiştirerek tepsi büyüklüğünde açıp tepsiye yerleştirilir.
  • Pazılı iç malzemesini her yerine yayılıp, diğer hamur da elimizle çekerek büyütüp üstüne kapatılır.
  • Arzu edilen şekilde kesilip, üzerini yağlanır.
  • Önceden ısıtılmış 200 derecede pişirilir.
Not: Oklava ile yada elinizde bastırarak açarsanız sert olur kat kat olmaz, kesinlikle kenarlardan çekerek açılması gerekiyor.


Afiyet Olsun...

Sevgilerimle,
Selcen ŞENOCAK

2 Mayıs 2017 Salı

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++

Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.


UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.


Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

19 Nisan 2017 Çarşamba

KONYA SEFASI FORUM BORNOVA / İZMİR

Merhaba Lezzet sever okuyucularım; 
Geçtiğimiz akşam Mekan Gezginlerim ile Forum Bornova karşısında bulunan Konya Sefası'nda yemekteydik.
Bir çoğunuzun bildiği gibi Konya'lıyım eeeee  Konyalı oluncada çok fazlasıyla et severim hele ki Etli Konya yemeklerine bayılırım. Hemen hemen hepsini kendi evimde de pişiriyorum ve tarifleride blogumda vardır. Fakat Etliekmek evde hem odun ateşindeki gibi hemde Konya'da ki gibi olmuyor nedense orada daha bir lezzetli çıtır çıtır herhalde benim güzel Konya'mın havasından suyundan olsa gerek...

Taaa kii Forum Bornova'da Konya Sefası ile tanışana kadar bu fikrim sabitti. Ama orada yediğim Bamya çorbası, Etli ekmek , Fırın Kebap tam da istediğim gibiydi sanki Konya'dayım :)
Yemek öncesinde Mekan Sahibi Ahmet bey ile Sohbetimizde yemek lezzetlerini Konya'da ki gibi çok güzel ve özel olması için ellerinden geleni yaptıklarını bunun için çok özen gösterdiklerini bize uzun uzun anlattı. Kendilerini gerçekten bu konuda bir Konyalı olarak tebrik ediyorum. Hepsi harikaydı sadece tek eksikleri benim sıkça yaptığım Konya Höşmerimi :) Sanııyorum onu da müşteri isteği doğrultusunda menülerine ekleyecekler...

Yemeklerden önce gelen;

Gavurdağı salatası, Çiğköfte, Yoğurtlu Ezme  ve Acılı Ezme de bir harikaydı...

 Konya'nın en özel Çorbası Bamya Çorbası Mutlaka tadılmalı...
 Dillere destan enfesss bir Konya Tandır ...
 Veeee yine dillere destan Etliekmeğimiz ve Bıçakarası...
Veee yemeğimizi taçlandıran tatlılarımız; Kabak tatlısı, Katmer ve Künefe 
Katmerin Yufkasının orada açılıp taze taze kaymaklanıp , odun ateşinde pişirilmesi ile harika bir lezzetti ...
Bu güzel yemekler için Konya Sefasına çok çok teşekkür ediyorum. Bir Konyalı olarak ben lezzetlere tam puan veriyorum. Sizlerde mutlaka bu lezzetlerin tadına bir bakın derim...
19.04.2017

İletişim:
372. Sk (Forum Bornova Karsisi), 
Bornova, Izmir
0232 3423134

Ağzınızın tadı, sofranızın bereketi yerinde olsun ,
Sevgiyle Kalın...
Selcen ŞENOCAK